Liposuction
Diyet ve egzersizle azalmayan bölgesel yağ birikimlerinin cerrahi olarak azaltılması.
Liposuction ile alınan yağ dokusunun işlenerek hacim istenen bölgeye aktarılması.
The detailed content of this page is currently available in Turkish only. Read the Turkish page
Vücuda yağ transferi, liposuction ile alınan yağ dokusunun işlenerek hacim istenen bölgeye aktarılmasıdır. Kişinin kendi dokusu kullanıldığı için yabancı cisim içermez ve doku uyumu sorunu yaşanmaz.
Yöntem iki aşamalıdır: önce fazla yağ bulunan bir bölgeden yağ alınır, ardından işlenerek hedef bölgeye enjekte edilir. Böylece hem alınan bölgede kontur düzenlenir hem de hedef bölgeye hacim kazandırılır.
Aktarılan yağın tamamı kalıcı olmaz. Yeni bölgede kanlanma kuran hücreler yaşamını sürdürürken, bir bölümü ilk aylarda emilir. Bu oran kişiden kişiye ve bölgeye göre değişir; bu nedenle hedefe ulaşmak için birden fazla seans gerekebilir.
Vücutta hacim eksikliği farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Yaşla birlikte yağ dokusunun azalması ve yer değiştirmesi, belirgin kilo kaybı sonrası bazı bölgelerin olduğundan daha boş görünmesi ve doğuştan gelen asimetriler bunların başında gelir.
Daha önce yapılmış liposuction sonrası oluşan çöküklükler ve dalgalanmalar, travma ya da ameliyat sonrası kalan çökük yara izleri ve yumuşak doku kayıpları da yağ transferiyle düzeltilmeye çalışılan durumlar arasındadır. Bu alanlarda doku yapısı ve kanlanma farklı olabileceği için beklenen tutunma oranı da kişiye göre değişir ve muayenede ayrıca değerlendirilir.
Muayenede hedef bölgedeki hacim ihtiyacı ölçülür ve verici bölgeler değerlendirilir. Karın, bel, uyluk ve sırt en sık kullanılan verici alanlardır.
Verici bölgede yeterli yağ bulunup bulunmadığı belirlenir. Çok zayıf kişilerde yeterli yağ toplanamayabilir ve bu, yöntemin sınırıdır.
Alıcı bölgenin doku kalitesi ve kanlanması incelenir; iyi kanlanan dokularda tutunma oranı daha yüksektir.
Kilo durumu sorgulanır. Kilo değişimleri aktarılan yağın hacmini etkiler; stabil kilo önerilir.
Planlamada aktarılacak hacim, tutunma oranı gözetilerek belirlenir. Hedeflenenden bir miktar fazla aktarmak yaygın bir yaklaşımdır; ancak aşırı doldurma, kanlanamayan hücrelerin ölmesine ve kist oluşumuna yol açabilir.
Birden fazla seans gerekebileceği baştan konuşulur. İkinci seans için genellikle en az üç-altı ay beklenir.
Verici bölgeler, aynı zamanda konturlanmak istenen alanlardan seçilir; böylece tek girişimde iki kazanım sağlanır.
Yağ, düşük basınçlı ve ince kanüllerle alınır; bu, hücre canlılığını korumak açısından önemlidir.
Alınan yağ işlenir: sıvı, kan ve hasarlı hücreler ayrıştırılır. Santrifüj veya süzme yöntemleri kullanılabilir.
Hazırlanan yağ, hedef bölgeye ince kanüllerle ve çok sayıda küçük tünel hâlinde enjekte edilir. Tek noktaya toplu enjeksiyon yerine yayarak aktarmak, her hücrenin kanlanmaya ulaşmasını sağlar ve tutunma oranını artırır.
Enjeksiyon farklı derinliklerde yapılır; bu, hem hacim hem yüzey düzgünlüğü açısından önemlidir.
Hacim eksikliğinin giderilmesinde yağ transferi tek seçenek değildir. Daha büyük ve öngörülebilir bir hacim artışı hedeflenen bazı bölgelerde silikon implantlar değerlendirilebilir; implant belirli bir hacmi tek girişimde sağlar, ancak yabancı cisim olduğu için uzun vadede değişim ya da ek girişim gerekebilir.
Küçük ve sınırlı çöküklüklerde hiyalüronik asit içerikli dolgular geçici bir seçenek olarak düşünülebilir; vücuttaki geniş alanlar için genellikle pratik değildir. Yeterli yağ dokusu bulunmayan kişilerde hedeflenen hacim karşılanamayabilir; bu durumda beklenti yeniden konuşulur ya da farklı bir yöntem değerlendirilir.
Yüz bölgesindeki hacim kaybına yönelik uygulamalar yüze yağ enjeksiyonu sayfasında ayrıca anlatılmaktadır. Yağ alma ve aktarmaya dayanan girişimlerin tümü liposuction ve yağ transferi başlığı altında yer alır; Bursa'da muayene için iletişim ve muayene günleri sayfasından bilgi alınabilir.
İşlem, kapsamına göre sedasyon eşliğinde lokal anestezi veya genel anestezi ile uygulanır. Süre bir ile üç saat arasında değişir.
Verici bölgeden yağ alınır, işlenir ve hedef bölgeye aktarılır. Simetri sürekli kontrol edilir.
Verici bölgeye korse uygulanır. Alıcı bölgeye baskı yapılmaz; bu, aktarılan yağın tutunması açısından önemlidir.
Verici bölgede liposuction sonrası görülen şişlik ve morarma olur. Alıcı bölgede ise ödem nedeniyle ilk haftalarda olduğundan dolgun bir görünüm ortaya çıkar.
Korse verici bölgede hekimin belirttiği süre kullanılır. Alıcı bölgeye baskı yapılmaması özellikle önemlidir.
Aktarılan yağın bir bölümünün emilmesi ilk üç ay içinde gerçekleşir. Kalıcı sonuç genellikle altıncı ay sonunda değerlendirilir.
Yağ transferinde iyileşme iki ayrı bölgeyi kapsar ve bu bölgelerin ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Verici bölgede kompresyon giysisi ödemi sınırlamak ve konturun düzgün oturmasını sağlamak için kullanılır. Alıcı bölgede ise yeni yerleşen yağ hücrelerinin kanlanma kurabilmesi için sıkı giysi, uzun süre oturma ya da üzerine yatma gibi baskı yaratan durumlardan kaçınılır.
Kalçaya aktarım yapılan kişilerde ilk haftalarda yan ya da yüzüstü yatmak, oturma süresini kısa tutmak ve gerektiğinde kalçayı yükten kurtaran bir yastık kullanmak önerilebilir; ayrıntılı düzen hekim tarafından belirlenir.
Hareket, bu girişimde de pıhtı riskini azaltmanın temelidir. Uzun süre hareketsiz kalmamak, gün içinde sık sık kısa yürüyüşler yapmak ve yeterli sıvı almak hem dolaşımı hem de genel iyileşmeyi destekler.
Masa başı işlere çoğu kişi bir hafta ile on gün arasında döner; oturmanın kısıtlandığı durumlarda bu süre uzayabilir. Hafif egzersizlere kademeli olarak başlanır. İyileşme dönemine ilişkin genel öneriler için estetik ameliyat sonrası iyileşme yazısı da yol gösterici olabilir.
Genel riskler kanama, enfeksiyon ve anesteziye bağlı istenmeyen etkilerdir.
Bu girişime özgü sorunlar arasında aktarılan yağın beklenenden fazla emilmesi, asimetri, kontur düzensizliği, yağ dokusunda erime (yağ nekrozu) ve kist oluşumu sayılabilir.
Yağ enjeksiyonunda en ciddi risk, yağın bir damara girmesiyle oluşabilecek embolidir. Uygun kanül seçimi, düşük basınçlı enjeksiyon ve doğru düzlemde çalışma bu riski azaltır.
Verici bölgede liposuctiona ait riskler geçerlidir.
Tutunan yağ hücreleri kalıcıdır ve vücudun kendi yağ dokusu gibi davranır; kilo alındığında büyür, verildiğinde küçülür.
İlk aylarda görülen hacim, son hâli yansıtmaz. Kalıcı sonuç altıncı ay sonunda belirginleşir.
Beklenti, kademeli ve doğal bir hacim artışıdır. Tek seansta çok büyük hacim hedeflemek, hem tutunma oranını düşürür hem risk artırır.
Yağ transferi, liposuction ile aynı girişimin iki yüzüdür. Karın germe gibi gövde girişimleriyle birleştirilebilir.
Yüz bölgesine yönelik hacim uygulamaları ayrı bir başlık olarak değerlendirilir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Hangi yöntemin uygun olduğu, kişinin anatomik özellikleri, sağlık durumu ve beklentileri değerlendirilerek hekim muayenesi sonrasında belirlenir. Her cerrahi girişimin kendine özgü riskleri ve olası komplikasyonları bulunur; bu konular ameliyat öncesi görüşmede ayrıntılı olarak ele alınır.
At the first meeting your concerns, expectations and medical history are discussed, and the relevant area is examined in detail. Further tests are requested when needed.
Anatomical measurements, tissue quality and realistic goals are evaluated together to form the surgical plan. Every stage of the process is discussed beforehand.
The planned procedure is carried out with a suitable anaesthetic method. Early post-operative follow-up takes place in hospital.
Regular checks are carried out during recovery. Care advice and the return schedule are set individually.
Transfer edilen dokunun bir bölümü ilk aylarda vücut tarafından emilir. Kalıcı hacmin değerlendirilebilmesi için bu sürecin tamamlanması beklenir.
Aktarılan bölgeye doğrudan basınç uygulanmaması istenir. Oturma ve yatma düzeni hakkında ameliyat sonrası ayrıntılı yönlendirme yapılır.
Transfer için verici bölgede yeterli yağ dokusu bulunması gerekir. Yeterli doku yoksa hedeflenen hacme ulaşılamayabilir; bu durum planlama sırasında konuşulur.
Kalça, yağ transferinin sık uygulandığı bölgelerden biridir. Güvenlik açısından yağ, kas içine değil cilt altı düzleme ince kanüllerle ve düşük basınçla aktarılır. Ulaşılabilecek hacim, verici bölgedeki yağ miktarına ve alıcı bölgenin doku yapısına bağlıdır. İyileşme döneminde kalçaya baskı yapılmaması gerektiğinden oturma ve yatma düzeni önceden planlanır.
Bu, hedeflenen hacme ve aktarılan yağın tutunma oranına bağlıdır. Bazı kişilerde tek girişim yeterli olurken, belirgin hacim istenen durumlarda ikinci bir seans gerekebilir. İkinci seans, ilk girişimin kalıcı sonucunun görülebilmesi için genellikle birkaç ay sonra planlanır. Seans ihtiyacı, verici bölgede kalan yağ miktarı da gözetilerek muayenede değerlendirilir.
Tutunan yağ hücreleri vücudun diğer yağ hücreleri gibi davranır. Belirgin kilo kaybında aktarılan bölgedeki hacim de azalır; kilo alındığında ise artar. Bu nedenle yağ transferi, kilosu stabil olan ve sonrasında da kilosunu korumayı planlayan kişilerde daha öngörülebilir sonuç verir. Planlanan bir diyet ya da büyük kilo değişikliği varsa girişimin zamanlaması buna göre konuşulur.
Yürüyüşe ilk günlerden itibaren başlanır ve dolaşımı desteklemek için önerilir. Hafif egzersizler genellikle ikinci haftadan sonra, ağır antrenman ise üç-dört hafta sonra kademeli olarak eklenir. Alıcı bölgeye doğrudan baskı yaratan hareketler, örneğin kalçaya aktarım sonrası uzun süreli bisiklet, daha uzun süre ertelenebilir. Takvim kontrol muayenesinde belirlenir.
Yağ transferinde kişinin kendi dokusu kullanılır; yabancı cisim içermez ve doğal bir kıvam sağlar, ancak aktarılan yağın bir bölümü emildiği için ulaşılabilecek hacim sınırlıdır ve birden fazla seans gerekebilir. İmplant ise belirli bir hacmi tek girişimde sağlar, fakat yabancı cisim olduğundan uzun vadede değişim veya ek girişim gerekebilir. Seçim, hedef hacim ve doku yapısına göre yapılır.
Cerrahi planlama; anatomik ölçüler, doku kalitesi ve beklentiler birlikte ele alınarak yapılır.
Diyet ve egzersizle azalmayan bölgesel yağ birikimlerinin cerrahi olarak azaltılması.
Kişinin kendi yağ dokusunun yüzdeki hacim kaybı olan bölgelere transfer edilmesi.
Op. Dr. Emre Çayci, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında çalışmalarını sürdüren bir cerrahtır. Estetik cerrahinin yanı sıra rekonstrüktif cerrahi ve el cerrahisinin farklı alanlarıyla ilgilenmektedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi planlaması kişiye özel olarak hekim değerlendirmesi sonucunda yapılmalıdır.
Hangi yaklaşımın uygun olduğu, muayene ve değerlendirme sonrasında kişiye özel olarak belirlenir.
Randevu işlemleri Doruk Sağlık Grubu randevu sistemi üzerinden yürütülmektedir.