Üst Göz Kapağı Estetiği
Üst göz kapağındaki cilt fazlalığının değerlendirilerek göz çevresine dinlenmiş bir görünüm kazandırılması.
Göz altı torbalanması ve alt kapak bölgesindeki doku değişikliklerinin cerrahi değerlendirilmesi.
The detailed content of this page is currently available in Turkish only. Read the Turkish page
Alt göz kapağı estetiği (alt blefaroplasti), göz altındaki torbalanma, cilt gevşekliği ve oluk görünümünün cerrahi olarak düzenlenmesidir. Üst kapak cerrahisinden teknik olarak daha ayrıntılı bir girişimdir; çünkü alt kapağın kendi ağırlığını taşıyan destek yapısı zayıftır ve yanlış planlanmış bir girişim kapak konumunu bozabilir.
Göz altındaki torbalanma çoğunlukla yağ fazlalığından değil, yağ yastıkçıklarını tutan zarın gevşemesinden kaynaklanır. Yağ öne doğru ilerler ve altındaki oluk ile birlikte karakteristik görüntüyü oluşturur. Bu yüzden yalnızca yağ almak, çoğu zaman çukurluğu daha da belirgin kılar.
Çağdaş yaklaşımda amaç yağı çıkarmak değil, yeniden dağıtmaktır. Öne çıkmış yağ, alttaki oluğa doğru yerleştirilerek kapak-yanak geçişi yumuşatılır. Böylece hem torbalanma azalır hem de çökük görünüm oluşmaz.
Alt kapakta üç yağ yastıkçığı bulunur: iç, orta ve dış. Bunların hangisinin ne ölçüde belirgin olduğu kişiden kişiye değişir ve planlamayı belirler.
Kapak-yanak geçişindeki oluk (tear trough), yağ yastıkçığının bittiği ve kemiğe sıkı bağlanan bir bağın bulunduğu yerdir. Bu bağ gevşemediği için yağ öne çıktığında aralarında keskin bir sınır oluşur; gölge etkisi buradan doğar.
Alt kapağın gerginliği kritik öneme sahiptir. Kapak gevşemişse cerrahi sonrası aşağı çekilme (ektropiyon) riski artar. Bu nedenle ameliyat öncesinde kapak gerginliği mutlaka test edilir; gevşeklik varsa kapağı destekleyen ek bir işlem plana eklenir.
Muayenede yağ yastıkçıklarının belirginliği, oluğun derinliği, cilt kalitesi ve kapak gerginliği ayrı ayrı incelenir. Kapak gerginliği, kapak hafifçe aşağı çekildiğinde ne kadar hızlı yerine döndüğüne bakılarak değerlendirilir.
Yanak hacmi ve orta yüz desteği gözetilir. Yanağı düşmüş bir kişide yalnızca alt kapağa müdahale etmek yeterli olmayabilir.
Şişliğin gün içinde değişip değişmediği sorgulanır; sabahları belirgin olup gün içinde azalan şişlik, ödemle ilişkili olabilir ve cerrahiden farklı bir yaklaşım gerektirir. Tiroit hastalığı, böbrek sorunları, alerji ve tuz tüketimi bu açıdan değerlendirilir.
Göz kuruluğu ve geçirilmiş göz cerrahisi kaydedilir.
Planlamanın merkezinde şu soru vardır: sorun yağ fazlalığı mı, cilt gevşekliği mi, hacim kaybı mı, yoksa bunların birleşimi mi?
Yalnızca yağ belirginse ve cilt kalitesi iyiyse, kapak içinden yapılan ve dış yüzeyde kesi gerektirmeyen bir yaklaşım yeterli olabilir. Cilt gevşekliği de varsa dış kesi gerekir.
Kapak gerginliği zayıfsa destekleyici bir işlem plana eklenir; bu, ameliyat sonrası kapak konumunun korunması açısından belirleyicidir.
Ölçülü davranmak esastır. Aşırı yağ çıkarımı ve aşırı cilt alınması, bu bölgede düzeltilmesi en zor sorunlara yol açar.
Transkonjonktival yaklaşımda kesi kapağın iç yüzünden yapılır; dış yüzeyde kesi bulunmaz ve kapak destek yapısına dokunulmadığı için konum bozulma riski düşüktür. Cilt fazlalığı olmayan kişilerde tercih edilir.
Yağ yeniden dağıtımında öne çıkmış yağ çıkarılmak yerine oluğa doğru kaydırılır ve sabitlenir. Bu, geçişin yumuşamasını sağlar.
Cilt fazlalığı varsa kirpik altından yapılan ince bir kesi ile fazla cilt çıkarılır. Bu yaklaşımda kapak desteğini korumak için genellikle kantopeksi gibi destekleyici bir işlem eklenir.
Hacim kaybı belirginse aynı seansta yağ transferi yapılabilir.
Göz altındaki görünüm her zaman cerrahi gerektirmez. Torbalanma belirgin değilse ve sorun ağırlıklı olarak oluk derinliğinden kaynaklanıyorsa, hiyalüronik asit içerikli dolgu ile kapak-yanak geçişi yumuşatılabilir. Bu bölgede cilt çok ince olduğu için dolgu az miktarda ve derin planda uygulanır; yüzeyel ya da fazla uygulama mavimsi bir yansımaya ve uzun süren şişkinliğe yol açabilir. Dolgu uygulamalarının etkisi kişiye ve kullanılan ürünün özelliğine göre değişen bir süre korunur.
Belirgin torbalanma olan kişilerde dolgu, öne çıkmış yağın altını doldurarak bölgeyi daha da kabarık gösterebilir; bu durumda cerrahi daha anlamlı bir seçenektir. Hacim kaybı yaygınsa kişinin kendi yağ dokusuyla yapılan yüze yağ enjeksiyonu düşünülebilir.
Sabahları belirgin, gün içinde azalan şişlikte alerjinin tedavi edilmesi ve uyku düzeninin iyileştirilmesi fayda sağlayabilir. İnce kırışıklık ve cilt kalitesi için kimyasal peeling veya lazer gibi yüzey uygulamaları ayrıca değerlendirilir; bunlar yağ torbasının konumunu değiştirmez. Göz çevresindeki seçeneklerin tümü göz çevresi cerrahisi sayfasında bir arada görülebilir.
İşlem sedasyon eşliğinde lokal anestezi ya da genel anestezi ile uygulanabilir. Süre genellikle bir ile iki saat arasındadır.
Seçilen yaklaşıma göre kapak içinden veya kirpik altından girilir. Yağ yastıkçıkları değerlendirilir ve planlandığı gibi yeniden dağıtılır ya da ölçülü biçimde azaltılır.
Cilt düzenlemesi gerekiyorsa fazla cilt çıkarılır ve kapak desteği sağlanır. Kesiler ince dikişlerle kapatılır.
Sedasyon eşliğinde lokal anestezi çoğu durumda yeterlidir. Ek girişimlerle birleştirildiğinde genel anestezi tercih edilebilir.
Kısa bir gözlem sonrası aynı gün taburculuk mümkündür.
Alt kapak bölgesi, üst kapağa göre daha fazla ödem ve morarma gösterir. İlk 48 saat en belirgin dönemdir; soğuk uygulama ve başın yüksekte tutulması önemlidir.
Dikişler genellikle beşinci-yedinci günde alınır. Morarma on gün ile iki hafta arasında büyük ölçüde geçer.
Kapak kenarında geçici gerginlik, sulanma ve his değişikliği olabilir. Sonucun tam olarak oturması ve oluk bölgesindeki ödemin çözülmesi birkaç ay sürebilir.
Alt kapak, üst kapağa göre daha fazla şişlik gösterdiği için işe dönüş biraz daha uzun planlanır. Masa başında çalışan kişilerin çoğu on gün ile iki hafta arasında işine dönebilir; uzaktan çalışma imkânı varsa bu süre kısalabilir. Görüntülü toplantılara kısa süreli katılım genellikle daha erken mümkündür.
Ekran kullanımı ilk haftada kısa aralıklarla sınırlandırılır. Kapak kenarındaki geçici gerginlik, gözyaşının göz yüzeyine dağılımını etkileyebileceğinden sulanma ve yanma olağandır; önerilen damla ve merhemler düzenli kullanılır, ekrana bakarken sık sık ara verilir.
Hafif yürüyüş ilk günlerden itibaren dolaşımı destekler. Koşu ve tempolu kardiyo genellikle üçüncü haftadan, ağırlık çalışması ve baş aşağı pozisyonlar dördüncü haftadan sonra hekimin önerisine göre başlatılır. Kontakt lens ve havuz kullanımı için kontrol muayenesindeki değerlendirme beklenir. Bursa'da göz altı değerlendirmesi için muayene günleri ve iletişim bilgileri sayfasına göz atılabilir; konuya genel bir giriş blefaroplasti rehberinde yer alır.
Genel riskler kanama, enfeksiyon ve anesteziye bağlı istenmeyen etkilerdir. Bu girişime özgü en önemli risk, alt kapağın aşağı çekilmesidir (ektropiyon veya skleral gösterim). Kapak gerginliği zayıf kişilerde ve aşırı cilt çıkarıldığında görülür; bu yüzden ölçülü planlama ve gerekli durumlarda destekleyici işlem esastır.
Diğer olası sorunlar arasında geçici sulanma, göz kuruluğu, asimetri, yağın yetersiz veya fazla alınmasına bağlı düzensizlik ve kesi izinin beklenenden belirgin olması sayılabilir.
Nadiren görülen göz arkası kanama acil değerlendirme gerektirir; uyarı bulguları kişiye ameliyat öncesinde anlatılır.
Yağ yeniden dağıtımı ve çıkarılan cilt kalıcı değişikliklerdir. Torbalanma genellikle uzun süre geri gelmez.
Buna karşılık cilt kalitesi ve hacim kaybı yaşla birlikte ilerlemeye devam eder. Oluk bölgesindeki gölge, hacim kaybına bağlıysa yıllar içinde yeniden belirginleşebilir.
Beklenti, torbalanmanın azaltılması ve kapak-yanak geçişinin yumuşatılması üzerine kurulur. Göz altındaki koyu renk (pigmentasyon) cerrahiyle düzelmez; bu ayrı bir konudur ve önceden konuşulur.
Üst ve alt kapak estetiği çoğu zaman aynı seansta yapılır. Hacim kaybı belirginse yağ transferi eklenir.
Orta yüz desteği zayıf kişilerde yanak bölgesine yönelik uygulamalar sonucu belirgin biçimde iyileştirebilir. Cilt yüzeyine yönelik işlemler iyileşme sonrasına planlanır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Hangi yöntemin uygun olduğu, kişinin anatomik özellikleri, sağlık durumu ve beklentileri değerlendirilerek hekim muayenesi sonrasında belirlenir. Her cerrahi girişimin kendine özgü riskleri ve olası komplikasyonları bulunur; bu konular ameliyat öncesi görüşmede ayrıntılı olarak ele alınır.
At the first meeting your concerns, expectations and medical history are discussed, and the relevant area is examined in detail. Further tests are requested when needed.
Anatomical measurements, tissue quality and realistic goals are evaluated together to form the surgical plan. Every stage of the process is discussed beforehand.
The planned procedure is carried out with a suitable anaesthetic method. Early post-operative follow-up takes place in hospital.
Regular checks are carried out during recovery. Care advice and the return schedule are set individually.
Göz çevresindeki yağ dokusunu tutan zarın zamanla gevşemesiyle yağ dokusu öne doğru belirginleşir. Ayrıca cilt gevşemesi ve alt kapak desteğindeki azalma da görünüme katkıda bulunur.
Her zaman değil. Bazı kişilerde yağ dokusunun çıkarılması yerine yeniden dağıtılması daha uygun olur; aksi hâlde göz altında çökük bir görünüm oluşabilir.
Göz altındaki koyu renk, torbalanma gölgesinden kaynaklanıyorsa görünümde iyileşme beklenebilir. Pigment kaynaklı renk değişikliklerinde cerrahi tek başına yeterli olmaz.
Önceden dolgu yaptırmış olmak ameliyata engel değildir; ancak dolgunun miktarı, yeri ve ne kadar süre önce yapıldığı planlamayı etkiler. Bazı kişilerde kalan dolgu dokular arasında şişkinlik oluşturabilir ve ameliyat öncesinde ya da sırasında ele alınması gerekebilir. Bu nedenle yapılan uygulamaların bilgisi muayenede paylaşılmalı ve plan buna göre yapılmalıdır.
Kapak içinden yapılan yaklaşımda kesi kapağın iç yüzünde kaldığı için dışarıdan görünmez. Cilt fazlalığı nedeniyle kirpik altından kesi gerektiğinde ise iz, kirpik çizgisinin altında ince bir hat olarak kalır. Bu hat ilk haftalarda pembe olur, aylar içinde solar ve çoğu kişide ancak yakından bakıldığında fark edilir. İz kalitesi kişiden kişiye değişir.
Belirli bir yaş sınırı yoktur. Torbalanma çoğunlukla ilerleyen yaşla birlikte belirginleşir; ancak ailesel yatkınlığı olan kişilerde yirmili ve otuzlu yaşlarda da görülebilir. Genç kişilerde cilt kalitesi genellikle iyi olduğundan kapak içinden yapılan yaklaşım daha sık uygun olur. Karar yaşa göre değil, muayenedeki bulgulara ve genel sağlık durumuna göre verilir.
Kapatıcı ve fondöten gibi ürünler, dikişler alındıktan ve kesi hattı kapandıktan sonra, genellikle birinci haftanın sonundan itibaren kullanılabilir. Göz kalemi ve kirpiklere yakın uygulanan ürünler için biraz daha beklemek önerilir. Ürünlerin nazikçe sürülüp çıkarılması ve kapak kenarının çekiştirilmemesi önemlidir. Kişiye özel süre kontrol muayenesinde belirtilir.
İlk haftalarda sulanma, yanma ve hafif bulanıklık sık görülen bulgulardır. Kapak kenarındaki geçici şişlik gözyaşının yönlendirilmesini etkileyebilir; bu durum genellikle ödem çözüldükçe düzelir. Önerilen damla ve merhemlerin düzenli kullanılması süreci kolaylaştırır. Belirgin ağrı, görmede azalma veya artan şişlik gibi durumlarda vakit geçirmeden hekime başvurulmalıdır.
Cerrahi planlama; anatomik ölçüler, doku kalitesi ve beklentiler birlikte ele alınarak yapılır.
Üst göz kapağındaki cilt fazlalığının değerlendirilerek göz çevresine dinlenmiş bir görünüm kazandırılması.
Kişinin kendi yağ dokusunun yüzdeki hacim kaybı olan bölgelere transfer edilmesi.
Op. Dr. Emre Çayci, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında çalışmalarını sürdüren bir cerrahtır. Estetik cerrahinin yanı sıra rekonstrüktif cerrahi ve el cerrahisinin farklı alanlarıyla ilgilenmektedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi planlaması kişiye özel olarak hekim değerlendirmesi sonucunda yapılmalıdır.
Hangi yaklaşımın uygun olduğu, muayene ve değerlendirme sonrasında kişiye özel olarak belirlenir.
Randevu işlemleri Doruk Sağlık Grubu randevu sistemi üzerinden yürütülmektedir.