Meme Dikleştirme (Mastopeksi)
Meme sarkmasında doku desteğinin yeniden kurulması ve meme başının uygun konuma taşınması.
Meme hacminin azaltılması ve meme dokusunun yeniden şekillendirilmesiyle fiziksel şikâyetlerin de değerlendirildiği cerrahi.
Meme küçültme, meme hacminin azaltılması ve meme dokusunun yeniden şekillendirilmesidir. Estetik bir girişim olduğu kadar, fiziksel şikâyetleri gidermeye yönelik işlevsel bir cerrahidir; bu yönüyle plastik cerrahinin en yüksek memnuniyet bildirilen girişimlerinden biri olarak kabul edilir.
Büyük ve ağır memeler; boyun, omuz ve sırt ağrısı, omuzda sütyen askısı izi, meme altında ter kaynaklı cilt sorunları, duruş bozukluğu ve spor yapmakta zorlanma gibi günlük yaşamı etkileyen sonuçlar doğurabilir. Bu şikâyetler girişim kararında estetik kaygı kadar belirleyicidir.
Küçültme yalnızca doku çıkarmak değildir. Meme başı yeni konumuna taşınır, kalan doku yeniden şekillendirilir ve memeye taşıyıcı bir yapı kazandırılır. Amaç, hafiflemiş ve orantılı bir meme elde etmektir.
Meme başının kanlanması ve duyusu, meme dokusu içinden gelen damar ve sinir ağları üzerinden sağlanır. Küçültme cerrahisinde meme başı yeni konumuna taşınırken, onu besleyen doku köprüsünün (pedikül) korunması esastır. Bu köprünün nereden bırakılacağı, tekniği belirleyen ana karardır.
Meme dokusunun bez ve yağ oranı kişiden kişiye değişir. Bez ağırlıklı memeler daha yoğun ve dirençliyken, yağ ağırlıklı memeler daha yumuşaktır; bu, kalan dokunun nasıl şekilleneceğini etkiler.
Meme altı kıvrımın konumu ve meme başı ile arasındaki mesafe, çıkarılacak doku miktarını ve meme başının ne kadar yukarı taşınacağını belirler.
Cilt zarfının kalitesi de önemlidir; gevşemiş bir ciltte kalan dokunun desteklenmesi ayrıca planlanır.
Değerlendirme, kişinin fiziksel şikâyetlerinin ayrıntılı dinlenmesiyle başlar. Ağrının yeri, şiddeti ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği kaydedilir.
Muayenede meme hacmi, meme başı konumu, meme altı kıvrım mesafesi, cilt kalitesi ve iki taraf arasındaki fark ölçülür. Ne kadar doku çıkarılacağı ve meme başının ne kadar yukarı taşınacağı bu ölçülere göre planlanır.
Yaşa uygun meme görüntülemesi istenir; küçültme sırasında çıkarılan doku ayrıca patolojik incelemeye gönderilir.
Kilo durumu ve gelecekteki gebelik planı sorgulanır. Belirgin kilo verme planı olan kişilerde girişimin ertelenmesi önerilebilir.
Planlamada iki karar öne çıkar: çıkarılacak doku miktarı ve kullanılacak kesi deseni.
Doku miktarı, şikâyetleri giderecek ve vücut oranlarıyla uyumlu olacak ölçüde belirlenir. Aşırı küçültme, memenin göğüs kafesine göre yetersiz kalmasına yol açabilir; yetersiz küçültme ise şikâyetleri sürdürür.
Kesi deseni, çıkarılacak doku miktarına ve cilt fazlalığına göre seçilir. Daha az doku çıkarılan durumlarda daha kısa izli desenler mümkünken, büyük hacimlerde ters T deseni gerekebilir. İz uzunluğu ile elde edilebilecek form arasındaki ilişki kişiye açıkça anlatılır.
Emzirme planı varsa bu, teknik seçimini etkileyebilir ve önceden konuşulur.
En sık kullanılan desenler dikey (lollipop) ve ters T (çapa) desenleridir. Dikey desende meme başı çevresi ve aşağı doğru uzanan bir iz oluşur; ters T deseninde buna meme altı kıvrımda yatay bir iz eklenir. Ters T, büyük hacimlerde ve belirgin cilt fazlalığında daha iyi kontrol sağlar.
Meme başını besleyen pedikül, alt, üst, orta veya yan yerleşimli olabilir. Seçim, meme başının ne kadar taşınacağına ve doku yapısına göre yapılır.
Kalan doku yalnızca dikilmez; iç dikişlerle şekillendirilerek memeye taşıyıcı bir iç yapı kazandırılır. Bu, sonucun yıllar içinde korunmasına katkı sağlar.
Çok büyük hacimlerde ve meme başının çok uzun mesafe taşınması gereken durumlarda serbest greft yöntemi gündeme gelebilir; bu yöntemde meme başı duyusu ve emzirme işlevi kaybolur, dolayısıyla yalnızca gerekli durumlarda ve konuşularak tercih edilir.
İşlem genel anestezi altında uygulanır ve genellikle üç ile dört saat sürer.
Ameliyat öncesinde kişi ayakta iken çizimler yapılır; meme başının yeni konumu ve kesi hatları bu aşamada belirlenir. Bu çizim, sonucun simetrisini belirleyen en önemli adımlardandır.
Planlanan desene göre fazla doku ve cilt çıkarılır. Meme başı, kanlanmasını sağlayan doku köprüsü korunarak yeni konumuna taşınır. Kalan doku iç dikişlerle şekillendirilir.
Simetri kontrol edilir, gerekirse dren yerleştirilir ve kesiler katmanlar hâlinde kapatılır. Destekleyici sütyen uygulanır.
Genel anestezi uygulanır. İşlem süresi uzun olabileceğinden anestezi değerlendirmesi ayrıntılı yapılır.
Hastanede kalış genellikle bir gecedir; kapsamlı girişimlerde bu süre uzatılabilir.
İlk günlerde göğüs bölgesinde gerginlik ve ağrı olur; önerilen ilaçlarla yönetilebilir düzeydedir. Ağrı, meme büyüklüğüne bağlı sırt ağrısının hemen hafiflemesi nedeniyle çoğu kişi tarafından beklenenden hafif bulunur.
Destek sütyeni hekimin belirttiği süre boyunca gündüz ve gece kullanılır. Dren kullanıldıysa ilk günlerde çıkarılır.
Çoğu kişi iki hafta içinde masa başı işe dönebilir. Ağır kaldırma ve spor dört-altı hafta ertelenir.
Ödemin çözülmesi ve memenin son formuna oturması altı ay ile bir yıl arasında sürer. Kesi izleri başlangıçta pembe ve kabarık olur; aylar içinde solar ve yumuşar.
Genel riskler kanama, enfeksiyon, yara iyileşmesi sorunları ve anesteziye bağlı istenmeyen etkilerdir.
Bu girişime özgü riskler arasında meme başında his kaybı veya azalması, meme başı kanlanmasının bozulması, yara kenarlarında açılma (özellikle ters T deseninde kesişim noktasında), asimetri, meme altında doku sertliği ve yağ dokusunda erime (yağ nekrozu) sayılabilir.
Emzirme yeteneği etkilenebilir. Pedikül korunarak yapılan tekniklerde emzirme çoğunlukla mümkün olsa da bu konuda kesin bir güvence verilemez; gelecekteki gebelik planı ameliyat öncesinde mutlaka konuşulur.
Kesi izleri kalıcıdır. İzlerin ne kadar belirgin olacağı kişinin iyileşme biyolojisine bağlıdır ve tümüyle öngörülemez. Keloid eğilimi sorgulanır.
Sigara, bu girişimde en yüksek risk artışı yaratan etkendir.
Çıkarılan doku geri gelmez; hacim azalması kalıcıdır. Fiziksel şikâyetlerdeki iyileşme çoğu kişide erken dönemde hissedilir.
Buna karşılık meme dokusu yaşam boyu değişmeye devam eder. Kilo alımı, gebelik ve yaşa bağlı gevşeme görünümü etkileyebilir. Kilo kontrolü sonucun korunmasında belirleyicidir.
Kesi izleri girişimin ayrılmaz bir parçasıdır ve kalıcıdır. Zamanla solar ve yumuşar ancak tümüyle kaybolmaz. Bu, karar aşamasında net biçimde konuşulması gereken bir gerçektir.
Beklenti, hafiflemiş ve vücut oranlarıyla uyumlu bir meme üzerine kurulur; tam simetri hedeflenmez.
Meme küçültme, dikleştirmeyi de içeren bir girişimdir; ayrıca bir mastopeksi gerekmez.
Doğum sonrası bütünsel bir plan yapılıyorsa karın bölgesine yönelik girişimler aynı dönemde değerlendirilebilir. Ancak toplam işlem süresi ve iyileşme yükü birlikte gözetilir; her birleşim her kişi için uygun değildir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Hangi yöntemin uygun olduğu, kişinin anatomik özellikleri, sağlık durumu ve beklentileri değerlendirilerek hekim muayenesi sonrasında belirlenir. Her cerrahi girişimin kendine özgü riskleri ve olası komplikasyonları bulunur; bu konular ameliyat öncesi görüşmede ayrıntılı olarak ele alınır.
İlk görüşmede şikâyet, beklenti ve sağlık geçmişi dinlenir; ilgili bölge ayrıntılı olarak muayene edilir. Gerektiğinde ek tetkik istenir.
Anatomik ölçüler, doku kalitesi ve gerçekçi hedefler birlikte değerlendirilerek cerrahi plan oluşturulur. Sürecin tüm aşamaları önceden konuşulur.
Planlanan girişim uygun anestezi yöntemiyle uygulanır. Ameliyat sonrası ilk dönem takibi hastane ortamında yapılır.
İyileşme sürecinde düzenli kontroller yapılır. Bakım önerileri ve dönüş takvimi kişiye özel olarak belirlenir.
İlk dönemde his değişikliği görülebilir; çoğu kişide zamanla kademeli olarak düzelir. Kalıcı his değişikliği olasılığı ameliyat öncesi görüşmede ele alınır.
Meme başı ve kanal yapıları korunacak şekilde planlama yapılabilir; ancak emzirme kapasitesi konusunda kesin bir öngörüde bulunulamaz. Bu konu planlama sırasında değerlendirilir.
Kesi deseni çıkarılacak doku miktarına göre değişir; meme başı çevresi, dikey hat ve meme altı kıvrım kombinasyonları kullanılabilir. İzler ilk aylarda belirgin olup zamanla soluklaşır; iyileşme kişiden kişiye farklılık gösterir.
Meme ağırlığına bağlı gelişen boyun, sırt ve omuz şikâyetlerinde hacmin azaltılması yük dağılımını değiştirir. Ancak ağrının başka nedenleri de olabileceğinden, değerlendirme bütüncül yapılır ve kesin sonuç taahhüdü verilmez.
İlk dönemde his değişikliği görülebilir ve çoğu kişide zamanla kademeli olarak düzelir. Kalıcı his değişikliği olasılığı, ameliyat öncesi görüşmede ayrıntılı olarak konuşulur.
Meme gelişiminin tamamlanmış olması beklenir. Gelişim sürerken yapılan girişimler sonrasında hacim yeniden artabilir; bu nedenle zamanlama muayenede birlikte değerlendirilir.
Cerrahi planlama; anatomik ölçüler, doku kalitesi ve beklentiler birlikte ele alınarak yapılır.
Meme sarkmasında doku desteğinin yeniden kurulması ve meme başının uygun konuma taşınması.
Meme hacminin implant veya yağ transferi ile artırılmasına yönelik, doku yapısına göre planlanan cerrahi.
İki meme arasındaki hacim, şekil veya meme başı konumu farklılıklarının cerrahi değerlendirilmesi.
Op. Dr. Emre Çayci, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında çalışmalarını sürdüren bir cerrahtır. Estetik cerrahinin yanı sıra rekonstrüktif cerrahi ve el cerrahisinin farklı alanlarıyla ilgilenmektedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi planlaması kişiye özel olarak hekim değerlendirmesi sonucunda yapılmalıdır.
Hangi yaklaşımın uygun olduğu, muayene ve değerlendirme sonrasında kişiye özel olarak belirlenir.
Randevu işlemleri Doruk Sağlık Grubu randevu sistemi üzerinden yürütülmektedir.