Meme Dikleştirme (Mastopeksi)
Meme sarkmasında doku desteğinin yeniden kurulması ve meme başının uygun konuma taşınması.
Hem sarkma hem hacim kaybı bulunan kişilerde dikleştirme ve implantın birlikte planlanması.
İmplantlı meme dikleştirme, hem sarkma hem hacim kaybı bulunan kişilerde dikleştirme ve implant yerleştirmenin aynı seansta planlanmasıdır. İki farklı sorunu tek girişimde ele alır: doku yeniden şekillendirilirken üst kutba hacim kazandırılır.
Bu birleşim teknik olarak zorludur; çünkü iki işlem birbirine zıt yönde çalışır. Dikleştirme cilt zarfını daraltırken implant onu genişletir. Bu dengenin doğru kurulması, sonucun hem formunu hem kalıcılığını belirler.
Tek seansta yapılması, iki ayrı ameliyat ve iki iyileşme dönemi yerine tek süreç anlamına gelir. Buna karşılık öngörülebilirliği tek başına yapılan girişimlere göre bir miktar düşüktür.
Muayenede sarkma derecesi, mevcut meme hacmi, cilt zarfının fazlalığı ve elastikiyeti ayrı ayrı ölçülür. Meme tabanı genişliği, seçilebilecek implant çapının sınırını belirler.
Doku kalınlığı özellikle önemlidir. İnce dokuda implant kenarları zamanla belirginleşebilir; bu durumda kas altı yerleşim tercih edilir.
İki hedefin birlikte ne ölçüde gerçekleştirilebileceği değerlendirilir. Çok ileri sarkma ile büyük implant isteği bir arada olduğunda, girişimin iki aşamaya bölünmesi daha güvenli olabilir; bu seçenek kişiyle konuşulur.
Planlamada temel ilke ölçülü davranmaktır. Büyük bir implant ile geniş bir cilt çıkarımını birleştirmek, dikiş hatlarında gerginlik yaratır ve yara iyileşmesi sorunlarına yol açabilir.
İmplant hacmi, dikleştirme sonrası kalan cilt zarfının rahatça kapatabileceği ölçüde seçilir. Üst kutupta doğal bir geçiş hedeflenir.
Bazı durumlarda girişimin iki aşamaya bölünmesi önerilir: önce dikleştirme, aylar sonra implant. Bu, tek seansa göre daha uzun bir süreç olsa da öngörülebilirliği artırır ve komplikasyon riskini azaltır.
Kesi deseni sarkma derecesine göre seçilir; çoğunlukla dikey veya ters T deseni kullanılır.
İmplant yerleşimi genellikle kas altı ya da çift düzlem olarak planlanır; bu, üst kutupta yumuşak geçiş sağlar ve implant kenarının belirginleşmesini azaltır.
Meme başı, kanlanmasını sağlayan doku köprüsü korunarak yeni konumuna taşınır. Kalan doku iç dikişlerle şekillendirilir ve implantı destekleyecek bir iç yapı kurulur.
Cilt zarfı, implant yerleştirildikten sonra gerginlik oluşturmayacak biçimde kapatılır.
Hem sarkma hem hacim kaybı bulunan kişilerde iki işlemin aynı seansta yapılması tek seçenek değildir. Önce meme dikleştirme yapılıp form oturduktan sonra hacim ihtiyacının yeniden değerlendirilmesi, bazı kişilerde implanta gerek kalmadığını gösterebilir. İki aşamalı planda ikinci girişim için genellikle birkaç ay beklenir.
Hacim ihtiyacı sınırlıysa, dikleştirmeyle birlikte kişinin kendi yağ dokusunun aktarılması implant kullanmadan üst kutba bir miktar dolgunluk kazandırabilir. Aktarılan yağın bir bölümü emildiğinden bu seçenekte hacim artışı daha ölçülüdür.
Sarkması çok hafif, meme başı kıvrım hizasında olan kişilerde ise yalnızca meme büyütme yeterli bir toparlanma sağlayabilir. Destekleyici sütyen ve dolgulu pedler cerrahi dışı bir seçenek olarak kalır; ancak memenin konumunu ve hacmini kalıcı olarak değiştirmez. Tüm seçenekler meme dikleştirme uygulamaları başlığında yer alır; hangi yolun izleneceği muayenede ölçümlerle belirlenir.
İşlem genel anestezi altında uygulanır ve genellikle üç ile dört saat sürer.
Ameliyat öncesi ayakta çizim yapılır. İmplant cebi hazırlanır ve implant yerleştirilir; ardından meme dokusu yeniden şekillendirilir ve meme başı yeni konumuna taşınır.
Simetri, kişi yarı oturur pozisyona getirilerek kontrol edilir. Kesiler katmanlar hâlinde kapatılır ve destek sütyeni uygulanır.
Girişim genel anestezi altında yapılır. Ameliyat süresi tek başına yapılan büyütme ya da dikleştirmeden uzun olduğu için anestezi öncesi değerlendirmede kalp, akciğer ve pıhtılaşma durumu ayrıntılı incelenir; kullanılan tüm ilaçlar bildirilir.
Hastanede kalış genellikle bir gecedir. Bu sürede ağrı kontrolü, varsa dren takibi ve erken dönemde ayağa kalkma sağlanır; taburculukta sütyen kullanımı, pansuman ve kontrol tarihi ayrıntılı olarak anlatılır.
İlk günlerde gerginlik, basınç hissi ve ağrı olur. Destek sütyeni hekimin belirttiği süre boyunca kesintisiz kullanılır.
Çoğu kişi iki hafta içinde masa başı işe dönebilir. Ağır kaldırma ve göğüs kaslarını zorlayan egzersizler altı hafta ertelenir.
İlk haftalarda memeler ödemli ve yüksek görünür. İmplantın yerleşmesi ve formun oturması altı ay ile bir yıl arasında tamamlanır.
Bu girişimde destek sütyeni iki işlevi birlikte üstlenir: implantın konumunu korur ve dikiş hatlarındaki gerilimi azaltır. Bu nedenle ilk haftalarda gece de çıkarılmadan kullanılması istenir. Spora dönüldüğünde, yüksek tempolu aktivitelerde memelerin hareketini sınırlayan, sıkı destekleyen bir sporcu sütyeni tercih edilir.
Kas altı ya da çift düzlem yerleşimde göğüs kasının kasılması implantın görünümünü geçici olarak değiştirebilir; bu nedenle göğüs presi, şınav ve benzeri hareketler en son ve düşük ağırlıkla eklenir. Koşu ve grup egzersizleri gibi zıplama içeren aktiviteler de kesilerin iyileşmesine göre kademeli planlanır.
Ameliyattan sonra gebelik mümkündür; ancak gebelik ve emzirme hem implant çevresindeki dokuyu hem dikleştirmeyle oluşturulan formu etkileyebilir. Emzirme çoğu kişide mümkün olsa da, meme başının taşınması ve kesi yerleri nedeniyle süt miktarı önceden öngörülemez.
Uzun dönemde yaşa uygun meme taramalarına implant bilgisi verilerek devam edilir; hekimin önerdiği aralıklarla implant bütünlüğü ultrason ya da MR ile değerlendirilebilir. İleride implantla ilgili bir sorun gelişirse meme implantı değişimi seçenekleri konuşulur. Bursa'daki kontrol randevuları için iletişim ve muayene günleri sayfasından bilgi alınabilir.
Bu girişim, dikleştirme ve implant risklerini birlikte taşır. Genel riskler kanama, enfeksiyon ve yara iyileşmesi sorunlarıdır.
Dikiş hatlarında gerginlik nedeniyle yara açılması riski, tek başına yapılan dikleştirmeye göre daha yüksektir. Meme başı kanlanmasının bozulması nadir ancak ciddi bir sorundur.
İmplanta özgü riskler arasında kapsül kontraktürü, implantın yer değiştirmesi, kenar görünürlüğü ve implant bütünlüğünün bozulması sayılabilir.
Bu girişimde düzeltici bir ikinci işlem ihtiyacı, tek başına yapılan girişimlere göre daha sık gündeme gelir. Bu, baştan bilinmesi gereken bir gerçektir.
İmplantla sağlanan hacim kalıcıdır; dikleştirmeyle sağlanan form ise doku kalitesine bağlı olarak yıllar içinde bir miktar değişebilir.
İmplantlar ömür boyu kullanılacak ürünler değildir; yıllar içinde değişim gündeme gelebilir.
Beklenti, hem toparlanmış hem dolgun bir meme üzerine kurulur; ancak iki hedefin aynı anda en üst düzeyde karşılanamayabileceği ve ölçülü bir dengenin hedeflendiği baştan konuşulur.
Doğum sonrası bütünsel bir plan yapılıyorsa karın bölgesine yönelik girişimler aynı dönemde değerlendirilebilir. Ancak bu girişim zaten kapsamlı olduğu için, ek girişimlerin toplam iyileşme yükü dikkatle gözetilir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Hangi yöntemin uygun olduğu, kişinin anatomik özellikleri, sağlık durumu ve beklentileri değerlendirilerek hekim muayenesi sonrasında belirlenir. Her cerrahi girişimin kendine özgü riskleri ve olası komplikasyonları bulunur; bu konular ameliyat öncesi görüşmede ayrıntılı olarak ele alınır.
İlk görüşmede şikâyet, beklenti ve sağlık geçmişi dinlenir; ilgili bölge ayrıntılı olarak muayene edilir. Gerektiğinde ek tetkik istenir.
Anatomik ölçüler, doku kalitesi ve gerçekçi hedefler birlikte değerlendirilerek cerrahi plan oluşturulur. Sürecin tüm aşamaları önceden konuşulur.
Planlanan girişim uygun anestezi yöntemiyle uygulanır. Ameliyat sonrası ilk dönem takibi hastane ortamında yapılır.
İyileşme sürecinde düzenli kontroller yapılır. Bakım önerileri ve dönüş takvimi kişiye özel olarak belirlenir.
Birçok kişide aynı seansta planlanabilir. Ancak iki girişimin birlikte yapılması dokular üzerindeki yükü artırdığından, bazı durumlarda iki aşamalı planlama daha güvenli bulunabilir.
Hayır. İmplant hacim ekler ancak meme başının konumunu belirgin biçimde değiştirmez. Sarkma varsa cilt ve doku düzenlemesi de gerekir.
Meme başı alttaki dokuyla bağlantısı korunarak taşındığında birçok kişide emzirme mümkündür. Ancak meme başının yer değiştirmesi, kesi yerleri ve bireysel doku yapısı süt miktarını etkileyebilir; bu nedenle önceden kesin bir öngörüde bulunulamaz. Yakın dönemde gebelik planı varsa bunun muayenede konuşulması ve zamanlamanın buna göre belirlenmesi önerilir.
İki aşamalı planda önce dikleştirme yapılır ve dokuların iyileşip formun oturması beklenir. İkinci aşama genellikle birkaç ay sonra, çoğu kişide üç ile altı ay arasında planlanır; süre kişinin iyileşmesine göre değişir. Bu bekleme, implant hacminin memenin yeni şekline göre daha doğru seçilmesine olanak tanır.
Evet. Yaşa ve risk durumuna uygun meme taramalarına devam edilir. Çekim öncesinde radyoloji birimine implant ve dikleştirme ameliyatı bilgisinin verilmesi, uygun çekim tekniğinin seçilmesini ve iz dokusunun doğru yorumlanmasını sağlar. Gerekli görülen durumlarda mamografiye ultrason veya MR eklenebilir; implant bütünlüğünün değerlendirilmesinde de bu yöntemlerden yararlanılır.
Yürüyüşe ilk günlerden itibaren başlanır. Alt vücut egzersizleri genellikle üç-dört hafta sonra; koşu ve göğüs kaslarını çalıştıran hareketler ise çoğu kişide altı-sekiz hafta civarında hekim onayıyla eklenir. Dikiş hatlarında gerginlik bulunduğu için ağırlıklar kademeli artırılır ve spor sırasında destekleyici bir sporcu sütyeni kullanılır.
Masa başı işlere dönüş çoğu kişide iki hafta civarında mümkündür. Kol kaldırma, yük taşıma veya uzun süre ayakta kalma gerektiren işlerde bu süre dört-altı haftaya uzayabilir. İlk haftalarda yorgunluk hissi olağandır; iş yükünün kademeli artırılması ve kontrol muayenesinde iyileşmenin değerlendirilmesi önerilir.
Emzirmenin bitmesinden sonra meme dokusunun hacim ve şekil açısından durulması zaman alır. Bu nedenle ameliyat için genellikle birkaç ay beklenmesi önerilir; süre kişiye göre değişir. Ayrıca kilonun stabil olması ve yakın dönemde yeni bir gebelik planlanmaması, elde edilen formun korunması açısından önemlidir.
Cerrahi planlama; anatomik ölçüler, doku kalitesi ve beklentiler birlikte ele alınarak yapılır.
Meme sarkmasında doku desteğinin yeniden kurulması ve meme başının uygun konuma taşınması.
Meme hacminin implant veya yağ transferi ile artırılmasına yönelik, doku yapısına göre planlanan cerrahi.
Op. Dr. Emre Çayci, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında çalışmalarını sürdüren bir cerrahtır. Estetik cerrahinin yanı sıra rekonstrüktif cerrahi ve el cerrahisinin farklı alanlarıyla ilgilenmektedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi planlaması kişiye özel olarak hekim değerlendirmesi sonucunda yapılmalıdır.
Hangi yaklaşımın uygun olduğu, muayene ve değerlendirme sonrasında kişiye özel olarak belirlenir.
Randevu işlemleri Doruk Sağlık Grubu randevu sistemi üzerinden yürütülmektedir.