Fonksiyonel Rinoplasti ve Septorinoplasti
Burun estetiği ile birlikte septum eğriliği ve burun içi darlık gibi solunumu etkileyen yapıların düzeltilmesi.
Burnun orta hattan sapması ve buna eşlik edebilen solunum sorunlarının cerrahi değerlendirmesi.
Burun eğriliği, burnun orta hattan sapması durumudur. Sapma yalnızca dış görünümde olabileceği gibi, burnu ikiye ayıran septumun eğriliğiyle birlikte de bulunabilir. İkinci durumda tabloya solunum güçlüğü eşlik eder ve düzeltme hem şekil hem işlev açısından planlanır.
Eğrilik doğuştan olabilir ya da sonradan gelişebilir. Doğumsal eğrilikler çoğu zaman büyüme çağında belirginleşir; yüz gelişimi asimetrik ilerlediğinde burun da bu asimetriye uyum sağlar. Sonradan gelişen eğriliklerin en sık nedeni travmadır: çocukluk döneminde alınmış ve o zaman fark edilmemiş bir darbe, yıllar sonra belirgin bir sapmayla kendini gösterebilir.
Burun eğriliğinin düzeltilmesi, teknik olarak rinoplastinin en zorlu bileşenlerinden biridir. Kemik ve kıkırdak yapının hafızası vardır; yalnızca yeniden konumlandırmak çoğu zaman yeterli olmaz, dokunun eski konumuna dönme eğilimini dengeleyecek destekler kurulması gerekir.
Burnun düzgün durması, üç yapının uyumuna bağlıdır: burun kemikleri, üst yan kıkırdaklar ve septum. Bu üçlünün herhangi birindeki sapma diğerlerini de etkiler; çünkü hepsi birbirine bağlıdır.
Septum, burnun taşıyıcı kolonudur. Eğriliği C, S veya yatay biçimde olabilir. Ön bölümdeki eğrilikler hem solunumu hem dış görünümü en çok etkileyenlerdir; buradaki bir sapma burun ucunu da yana kaydırabilir.
Eğriliğin nerede başladığı planlamayı belirler. Yalnızca kemik bölümde olan bir sapma ile septumun tabanından başlayan bir sapma, tümüyle farklı cerrahi yaklaşımlar gerektirir. Ayrıca eğriliğe bazen yüz iskeletinin kendi asimetrisi eşlik eder; bu durumda burun düzeltilse bile yüzdeki asimetri algısı bir ölçüde sürer. Bu ayrımın önceden konuşulması beklentiyi doğru kurar.
Muayenede önce yüzün orta hattı belirlenir; alın ortası, dudak ortası ve çene ucu referans alınır. Burnun bu hatta göre sapması ölçülür. Sapmanın burnun hangi seviyesinde başladığı (kemik, orta çatı, uç) tek tek incelenir.
Burun içi değerlendirmede septumun eğrilik biçimi, konkaların durumu ve valv bölgesi incelenir. Eğri tarafın karşısındaki konka, boşluğu doldurmak için genellikle büyümüştür (kompansatuar hipertrofi); bu bulgu planlamada dikkate alınır çünkü septum düzeltildiğinde bu konka da ele alınmazsa tıkanıklık taraf değiştirebilir.
Yüz iskeletinde asimetri olup olmadığı değerlendirilir. Göz seviyeleri, elmacık kemikleri ve çene simetrisi kaydedilir. Travma öyküsü ayrıntılı sorgulanır. Standart açılı fotoğraflar, sapmanın derecesinin nesnel biçimde belgelenmesini sağlar.
Eğrilik cerrahisinde planlamanın merkezinde şu ilke vardır: sapmış yapıyı yalnızca itmek yeterli değildir; onu orta hatta tutacak bir destek sistemi kurulmalıdır. Aksi hâlde doku, iyileşme sürecinde eski konumuna dönme eğilimi gösterir.
Solunum bileşeni varsa öncelik ona verilir. Septumun düzeltilmesi hem fonksiyonel hem estetik hedefe hizmet eder; ayrıca destek greftleri için kıkırdak kaynağı sağlar.
Kişiye, tam simetrinin biyolojik olarak ulaşılabilir bir hedef olmadığı anlatılır. İnsan yüzü doğal olarak asimetriktir; hedef sapmayı belirgin biçimde azaltmak ve orta hatta yakınlaştırmaktır. Yüz iskeletinde asimetri varsa bu sınır daha belirgindir.
Kemik bölümdeki sapma için kontrollü osteotomiler uygulanır; burun kemikleri planlanan hatlardan serbestleştirilerek orta hatta konumlandırılır. Kesilerin yeri ve yönü, kemiğin nasıl hareket edeceğini belirler.
Septum eğriliğinde eğri bölümler serbestleştirilir, gerektiğinde çıkarılıp düzeltilerek geri yerleştirilir. Burnun ön desteğini oluşturan bölüm korunur. Septumun orta hatta sabitlenmesi için dikişler ve destek greftleri kullanılır.
Orta çatıdaki asimetride yayıcı greftler (spreader graft) belirleyicidir. Bu greftler çoğu zaman asimetrik olarak kullanılır: çökük tarafa daha kalın, diğer tarafa ince veya hiç konmaz. Böylece hem sırt çizgisi düzeltilir hem de iç valv desteklenir.
Burun ucu sapmışsa kıkırdaklar dikişlerle yeniden konumlandırılır ve kolumellar destek grefti ile orta hatta sabitlenir. Kalıcı eğrilik eğiliminin yüksek olduğu durumlarda daha güçlü destek yapıları tercih edilir.
İşlem genel anestezi altında yapılır ve genellikle iki ile üç saat sürer; eğriliğin derecesine ve eşlik eden düzeltmelere göre bu süre değişebilir.
Cerrahide sırasıyla septum düzeltilir, gerekli greftler hazırlanır, kemik bölüme yönelik osteotomiler uygulanır ve orta çatı desteklenir. Burun ucu sapması varsa en son ele alınır; çünkü alttaki yapılar düzeltildikçe ucun konumu da değişir.
İşlem boyunca simetri, hem önden hem alttan bakışla tekrar tekrar kontrol edilir. Sonunda burun içi destekler ve dış atel uygulanır; atel bu girişimde yalnızca koruma değil, kemiklerin yeni konumunda tutulması açısından da işlev görür.
Genel anestezi uygulanır. Anestezi öncesi değerlendirmede kronik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar gözden geçirilir.
Hastanede kalış genellikle bir gecedir. Osteotomi yapılan girişimlerde ilk saatlerde daha belirgin ödem beklenebileceğinden gözlem tercih edilir.
Kemiklere müdahale edildiği için göz çevresinde morarma ve şişlik bu girişimde daha belirgin olabilir. Bulgular ilk iki hafta içinde büyük ölçüde geriler.
Atel ve burun içi destekler birinci haftada çıkarılır. Atel çıktığında burun ödemli olduğu için sapma tam olarak değerlendirilemez; erken dönemde görülen küçük asimetriler çoğu zaman ödemin farklı çözülmesine bağlıdır.
Eğriliğin ne ölçüde düzeldiğinin değerlendirilmesi için en az altı ay, tercihen bir yıl beklenir. Dokular bu süre boyunca yerleşmeye devam eder.
Genel riskler kanama, enfeksiyon ve anesteziye bağlı istenmeyen etkilerdir. Eğrilik cerrahisine özgü en önemli risk, sapmanın bir ölçüde geri gelmesidir. Kemik ve kıkırdak dokunun eski konumuna dönme eğilimi, bu girişimin doğasında olan bir zorluktur; güçlü destek yapıları bu riski azaltır ancak tümüyle ortadan kaldırmaz.
Diğer olası sorunlar arasında burun sırtında düzensizlik, kemik bölümlerinde asimetri, septum perforasyonu, burun içi yapışıklık ve solunumda değişiklik sayılabilir.
Yüz iskeletinde asimetri bulunan kişilerde burun düzeltilse bile algılanan asimetri sürebilir. Bu, cerrahinin başarısızlığı değil, anatomik bir sınırdır ve ameliyat öncesinde konuşulur.
Düzeltilen kemik ve kıkırdak konumları kalıcıdır; ancak eğrilik cerrahisinde sonucun kalıcılığı, kurulan desteğin gücüne bağlıdır. İyi desteklenmiş bir burunda sapmanın anlamlı ölçüde geri gelmesi beklenmez.
Beklenti "tam simetri" değil, "orta hatta belirgin yaklaşma" olarak kurulmalıdır. Solunum bileşeni düzeltildiğinde nefes almadaki iyileşme genellikle daha net biçimde hissedilir.
Travma riski taşıyan sporlarla ilgilenen kişilerde, iyileşme sonrasında da koruyucu önlem alınması önerilir; yeni bir darbe sonucu bozabilir.
Eğrilik düzeltmesi çoğu zaman septoplasti ve konka cerrahisi ile birlikte yapılır. Estetik bileşen varsa sırt ve uç şekillendirmesi aynı seansa eklenir.
Belirgin yüz asimetrisi olan kişilerde çene bölgesine yönelik değerlendirme profil ve simetri algısına katkı sağlayabilir; bu, ayrı bir planlama konusudur.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Hangi yöntemin uygun olduğu, kişinin anatomik özellikleri, sağlık durumu ve beklentileri değerlendirilerek hekim muayenesi sonrasında belirlenir. Her cerrahi girişimin kendine özgü riskleri ve olası komplikasyonları bulunur; bu konular ameliyat öncesi görüşmede ayrıntılı olarak ele alınır.
İlk görüşmede şikâyet, beklenti ve sağlık geçmişi dinlenir; ilgili bölge ayrıntılı olarak muayene edilir. Gerektiğinde ek tetkik istenir.
Anatomik ölçüler, doku kalitesi ve gerçekçi hedefler birlikte değerlendirilerek cerrahi plan oluşturulur. Sürecin tüm aşamaları önceden konuşulur.
Planlanan girişim uygun anestezi yöntemiyle uygulanır. Ameliyat sonrası ilk dönem takibi hastane ortamında yapılır.
İyileşme sürecinde düzenli kontroller yapılır. Bakım önerileri ve dönüş takvimi kişiye özel olarak belirlenir.
Kemik ve kıkırdak yapıdan kaynaklanan eğrilikler kendiliğinden düzelmez. Yeni gelişen bir travmadan hemen sonra, henüz ödem varken yapılan değerlendirme yanıltıcı olabilir; bu nedenle ödem çözüldükten sonra muayene önerilir.
Hayır. Eğrilik çoğu zaman burun içi hava akımını da etkiler ve tek taraflı tıkanıklık, ağız açık uyuma veya horlama gibi şikâyetlere eşlik edebilir.
Taze kırıklarda ilk günler içinde yapılan değerlendirme, bazı olgularda kapalı redüksiyon ile düzeltme imkânı sunar. Bu süre geçtiğinde düzeltme genellikle planlı bir cerrahi ile yapılır.
Cerrahi planlama; anatomik ölçüler, doku kalitesi ve beklentiler birlikte ele alınarak yapılır.
Burun estetiği ile birlikte septum eğriliği ve burun içi darlık gibi solunumu etkileyen yapıların düzeltilmesi.
Burun estetiği ve fonksiyonunun birlikte değerlendirildiği, yüz oranlarına göre kişiye özel planlanan cerrahi girişim.
Op. Dr. Emre Çayci, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında çalışmalarını sürdüren bir cerrahtır. Estetik cerrahinin yanı sıra rekonstrüktif cerrahi ve el cerrahisinin farklı alanlarıyla ilgilenmektedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi planlaması kişiye özel olarak hekim değerlendirmesi sonucunda yapılmalıdır.
Hangi yaklaşımın uygun olduğu, muayene ve değerlendirme sonrasında kişiye özel olarak belirlenir.
Randevu işlemleri Doruk Sağlık Grubu randevu sistemi üzerinden yürütülmektedir.